Sanat Şehri Viyana

Şimdi Simurg’un kanatlarında Viyana’yı geziyoruz. Hepinize keyifli yolculuklar diliyorum:)

Viyana’ya kara yolu ile ulaştığımız için geçerken yol üstünde Slovakya’nın başkenti Britislava’ya uğradık.  Küçük olan her şeyin bize çok sevimli geldiği gerçeği, bu şehirde de değişmiyor. Küçük ve oldukça sevimli bir şehir.  Çok tezat olacak ama bende denizsiz bir ada izlenimi yarattı . Kışları oldukça sakin ve huzurlu. Ancak, bira çok ucuz olduğu için yazları eğlence için çok tercih ediliyor Britislava.

Sokakta yürürken bazı heykeller dikkatimizi çekti bu heykeller şehre geçmişten günümüze iz bırakmış delilerin heykelleri.  Bu şehirde en çok hoşuma giden şey bu oldu. Hepsinin kendine has bir özelliği var.img_9748

Burada dilim pizza satan ufak bir dükkanda hayatımda yediğim en güzel pizzayı yedim, tadı hala damağımda. Dükkanın adını hatırlamıyorum ama bildiğim kadarıyla başka pizza dükkanı da yok zaten. Yolunuz düşerse bir dilim pizza yemenizi tavsiye ederim. Hoş kahve dükkanlarında kahvenizi yudumlarken biraz soluklanabilirsiniz. Bu minik şehir için 2 saat ayırmanız yeterli olacaktır.img_9803

Gelelim Viyana’ya. Viyana 7. kez Dünya’nın en yaşanılabilir şehri seçildi. Gerçekten de düzen seven birisi iseniz sizin için biçilmiş kaftan. 6 metro hattı olan bir şehirden bahsediyoruz. Sokakta gördüğünüzden fazlasını yerin altında görüyorsunuz. Her yere hemen ulaşabiliyorsunuz. Binaları, mimarisi olağanüstü. Sokaklar ipe dizilmişcesine düzenli. Ama ben Viyana’ya bir daha gider miyim? Sanmıyorum:) Bu kadar övgüden sonra neden mi böyle söyledim. Yazımın devamında cevaplamaya çalışacağım.

Biz Viyana’da 2 gece Hotel Enziana’da konakladık. Bu otelden çok memnun kaldım. 4 yıldızlı çok şirin bir görüntüsü var. Kahvaltısı oldukça iyi. Avrupa’da bizim kahvaltımızı bulmak olanaksız olsada. Bu otelin kahvaltısı nispeten doyurucu ve daha tanıdıktı. Merkeze tramvay ile 7 dakikada ulaştık. Gece toplu taşıma kalmadığından merkezden 15 dakikada otelimize yürüdük. Hem merkeze yakınlığı hem de otelin sıcaklığı açısından benden tam puan aldı.img_0084

Viyana çok şık bir şehir. Ama öyle el değmemiş sade şıklardan değil. Takmış takıştırmış, boyanmış, özenmiş de gelmiş. Tabiri caizse asalet paçalarından akıyor. Mesela taksi kullanmak istediniz peki ya Mercedes makam aracı mı olsun? yoksa Limuzin mi tercih ederdiniz? Hal böyle olunca cafeleri de şıklığıyla nam salmış en ünlüleri Central Cafe, Demel, Havelka hiç birine gitmedim. Viyana EUR ülkesi yani para birimi EUR. Aynı zamanda da pahalı bir şehir. Bizim de kısıtlı zamanımız vardı. Cafe gezmeye vakit bulamadık. Soğuk olduğu için kahvemizi sıradan bir dükkandan alıp sokakları arşınladık. Ama yukarıda saydıklarımın hepsi birbirinden şık cafeler yolunuz düşerse, ”tatlı yiyelim, tatlı konuşalım… biraz da kahve kokusuyla coşalım” derseniz gittiğinizde zevk alacağınıza eminim. Tabii  Cafe Imperial’i unutmayalım. Viyana’nın en ünlü oteli olan Imperial Hotel’in cafesi. Bu otel aynı zamanda dünyanın en pahalı ve klas otelleri arasında yer alıyor.  

İlk gün şehirde panoramik bir tur attık.  Opera binası, Parlemento binası, Votiv kilisesi, Maria Teresa meydanı, Üniversite ve şehir merkezinde bulunan mağaza ve dükkanları arşınladık. Viyana’da dünyaca ünlü tüm markaları bulabilirsiniz. Ancak benim gibi ekonomik bir alışverişten mutluluk duyuyorsanız, alışveriş için uygun bir şehir olmadığını belirtmeliyim.

Biz gittiğimizde doğa tarihi müzesi ve sanat tarihi müzesi dini bayram sebebi ile kapalıydı, gezemedik. Gezebildiğim yerlerden  özellikle Votiv Kilisesinden çok etkilendim. Tam şehir merkezinde  dış mimarisi  harika, bu gotik eseri anlatmayı kelimelere sığdıramıyorum. En önemlisi de kilisenin halkın topladığı bağışlar ile yapılmış olması. Tüm binalar gösteriş ihtişam içerisinde beni büyüledi. Bu şehrin mimarisine hayranlık duydum.

img_9807

img_9813

Akşam otelde dinlendikten sonra saat 10 gibi Casino Wien’e gittik. Kumarbaz değiliz. ilk defa gidecek olmanın heyecanıyla, sadece merakımızdan gidip denemek istedik. Kişi başı min 35 EUR ile giriş yapılıyor . Tabiki de kazanamadık. ”kasa daima kazanır” arkadaşlar, hiç umutlanmayın:) Viyana’nın resmi dili Almanca. Ama bu sizi korkutmasın çünkü çok fazla Türk yaşıyor. Ne zaman bir şey danışacak olsak bir Türk bulabildik. Casino’da çalışan bir Türk’le tanıştık. Sağolsun, ülkemizin tüm sevecenliğiyle bize şampanya ikram etti.

2. gün sabah kahvaltısından sonra elimize bir harita aldık ve ilk önce Scbörn Sarayı bahçelerini görmeye gittik. Buraya gitmek için otelden çıkıp Landsrabe durağına yürüdük. Viyana’da ulaşımın oldukça kolay olduğunu belirtmiştim. Bu duraktan hem u3 hem u4 metrosunun ortak durağı olduğu için farklı yerler gezmek için bilinmesi gereken bir durak. Scbörn Sarayı için u4 metrosuna bindik. Scbörn durağında, tam da sarayın önünde indik. Viyana’da şansımıza hava çok güzeldi. Tam olarak sonbahar yaşadık . Sarayın bahçesinde, her yer sapsarı yapraklarla kaplıydı. Güneş tepede parıl parıl parladı. Harika fotoğraflar çekebildik. Ağaçların arasında uzandık,sandviç  yedik ve bol bol yürüdük.img_9949

Keşif yapalım derken Viyana’da ortalama 15 km yol yürüdük. Sokaklar çok güzel olunca yürümekten fazlasıyla keyif aldık. Buradan ayrılıp, metroyla tekrar Landsrabe durağına gittik. Oradan da Hundertwasser Evlerine yürüdük. Burada değişik bir mimari ile yapılmış 2 , 3 bina gördük bir kaç fotograf çekilip döndük. Açıkcası görmeseniz, aşağıdaki fotoğrafa baksanız da bir kaybınız olmaz. Etrafında hediyelik eşya satan mağazalar var. Buradan Viyana’ya özgü ufak tefek eşyalar satın aldık.IMG_0055.JPG

Viyana dedik, sanat şehri dedik. Viyana’ya gelip klasik müzik konserine gitmemek düşünülemez. Akşam için klasik müzik konserine gitmek istedik. Bilet almadan plansızca otelden çıktık. Opera binasının önünden geçerken, konser bileti satan 2 kişi gördük. Biz de bileti bu şekilde almayı kafamıza koymuştuk. Büyük opera binasının içinde yer alan bir konserden bahsettiler, broşür verdiler. 50 EUR civarında bir fiyatı vardı. Biz pahalı bulduğumuzu söyledik. Amacımız pazarlık yapmaktı. Bu defa bize farklı bir konser önerdiler. 20 EUR’a bilet bulup, St. Anna Kirche  adında küçük ama oldukça gösterişli bir salonda Mozart, Beethoven, Schubert eserlerini  dinledik. Ruhumuzu dinlendirdik. Klasik müzik dinlemek size sıkıcı gelebilir ancak az önce bahsettiğim 50 EUR civarında fiyatı olan konserlerde hem klasik müzik, hem dans gösterisi, hem de opera yer alıyor. Keyifli olacağına dair hiç şüphem yok. Ayrıca bu konser biletlerini alırken mutlaka pazarlık yapmalısınız, benden söylemesi.img_0075

Viyana’nın en çok neyi meşhur? Tabii ki de Şinitzeli.  En meşhur restaurant ise Figlmueller. Çok methini duyduk. Klasik müzik konseri öncesi bizim sadece 45 dakikamız vardı. Bu  restaurant için rezervasyon yaptırmazsak, sıra bekleyeceğimizi duymuştuk. O yüzden başka bir yer tercih etmek zorunda kaldık. Viyana’da Turkish Restaurant’lar çok meşhur pek çok şubesi var. Oralara kadar gidip Türk restaurantında şinitzel yememiz garip olsa da bence fevkalade yapmışlardı. Ayrıca menüdeki diğer yiyecekler de oldukça enfes gözüküyordu. Kebab özleyenler doğru Turkish Restaurant’a:) Ben normalde şinitzel sevmem ama Viyana’da bayıldım. Mutlaka tadılması gerekiyor. 1 şinitzel 2 çay için 15.30 EUR ödeme yaptık. Yanına ufak bir salata ve patates kızartması geliyor. Porsiyonlar da hep 2 tane büyük şinitzel var. 2 kişi için bir adet söylemek isabetli olacaktır diye düşündük ve masadan tam manasıyla doyup kalktık.img_0074

Viyana bence bir kere gezilecek şehirlerimizden oldukça güzel, ferah hatta belki belli bir yaş grubunun üstü için vazgeçilmez. Kendi adıma bana bir kere gezmek yetti. Nedenine gelince şehrin ruhu bana birazcık soğuk geldi. Bu tamamen benim kişisel fikrim Viyana’ya aşık olanları da gördüm. O yüzden benden bu anlamda etkilenmeyin. Belki de ben daha salaş, bakir yerlerden hoşandığım için ya da lüks ve ihtişam bana  çok da anlam ifade etmediği için ben aradığımı bulamamış olabilirim. Yani bu noktada ki fikirlerim tamamen kişisel zevklerimle alakalı. Bir kere gidip görmüş olmaktan oldukça memnunum. Gün sayısı olarak en az 3 gün ayırılmalı diye düşünüyorum. Biz yoğun bir tempo ile 2 güne sığdırmayı başardık. Sokaklarda fazlaca Türk bulacaksınız. Yanınıza bir harita alıp kendi başınıza rahatlıkla gezebilirsiniz.

Viyana’ya gidip  yapılması gereken 2 temel aktivite  var. Mutlaka şinitzel yemek ve klasik müzik konseri ile ruhumuzu dinlendirmek.

Benim gezmediğim ancak daha geniş bir vakitte gidildiğinde, gezilmesi önerilen yerlerden kısaca bahsetmek istiyorum.

Sanat tarihi müzesi, Doğa tarihi müzesi ,Viyana ormanları, Mayerling şapeli, Liechtenstein Şatosu, Seegrotte yer altı gölü,

Farklı önerileriniz varsa yazımın altına mutlaka yorumlarınızı bekliyorum.

Bol keyifli seyahatler diliyorum.

sevgiler.

simurg.

Bumerang - Yazarkafe

<img src=”https://widget.boomads.com/widget/widget143?widgetid=143&clientid=3bc15cb3d52443039e5a6da9dcfc7cc3&#8243; width=”0″ height=”0″ style=”display:none”></div>

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s