Tuna’nın İncisi Budapeşte…

Simurgun Kantlarında güzel bir yolculuğa hazır mıyız? yeap!

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye adım attığım ilk andan  itibaren bu şehirde kendimi bir an bile yabancı hissetmedim. 150 yıl Osmanlı hanedanlığı hüküm sürmüş bu topraklarda. Türkiye ve Macaristan aynı tarih puzzle’nın olmazsa olmaz parçaları. Macaristan önce ağlamış sonra teselli bulmuş gibi. Her kilometresi acılı  ve  buram buram tarih  kokuyor. Hikayesini dinlerken içinizi ister istemez bir hüzün kaplıyor.

Budapeşte Tuna Nehri’nin incisi olarak biliniyor. Gerçekten de öyle… Tuna Nehri şehri Buda ve Peşte olarak ikiye bölüyor . Birleşiminde ise gotik şehir Budapeşte tüm güzelliği ile ışıldıyor. Avrupa’nın en iyi ışıklandırılan şehirlerinden bir tanesi o yüzden gündüzü ayrı, gecesi ayrı güzel.

Söylediğim gibi Budapeşte Osmanlı tarihi adına çok şey barındırıyor. 150 yıl, dile kolay. Tarihini dinlemeden Budapeşte’yi gezmek yavan,  o yüzden gitmeden gezdiğiniz yerlerle ilgili mutlaka araştırma yapıp, tarihi ufak tefek bir şeyler okumanızı tavsiye ederim. Rehberimiz sevgili Murat Koç, sağolsun, bize bu konuda çok sağlam bir kaynak oldu.

Otele yerleşmeden Budapeşte’nin simgesi haline gelmiş olan Kahramanlar Meydanı ile başladık gezimize. Burası Macaristan halkı için simge haline gelmiş; ülkeye iz bırakmış, savaşlarında temsil etmiş lider ve savaşçıların heykelleri var. Şehirdeki tüm itirazlar bu noktada başlıyor. Halk meydanlara dökülmek istediğinde, bir şeyi protesto etmek istediğinde veya sadece eğlenmek istediğinde bu noktada buluşuyor. Her daim bir etkinlik bulabiliyorsunuz. Burada ki her kahramanın dinlemeye değer bir hikayesi var.

img_9331

Meydanın hemen ardından şehrin en tepesine çıktık. Gellért Tepesi bu noktada bütün şehir panoramik görüntüsü ile ayaklarınızın altında. Tuna Nehri boylu boyunca uzanmış akıyor. Fotoğraf çekmek, şehre tepeden bakmak, güzel manzara izlemek için en ideal nokta. Hediyelik eşya satan ufak tefek standlar var . Turistik bir bölge olduğu için diğer yerlere göre fiyatlar biraz yukarda kalabiliyor.

img_9374
Gallert Tepesi

img_9386
Alışveriş standları

Macaristan EUR’a geçmemiş  para birimi Forint. Döviz bozarken turuncu tabelalı yaygın olan döviz bürolarını tercih etmeyin. Turuncu tabelalı olan döviz büroları kuru çok düşükten alıyorlarmış. Diğer döviz bürolarında Macaristanda çok sıkıntı yaşamıyorsunuz. 1 Eur 300 Forint civarında.

Rastgele bir döviz bürosuna girip (turuncu tabelası olmayan) Forintlerimizi aldıktan sonra soluklanmak için güzel bir kahve içelim dedik.

Budapeşte dünyanın en güzel kafelerine sahip şehirlerinden bir tanesi. En ünlü üç kafesi Cafe Gerbaud, Central Cafe ve New York Cafe. Biz Cafe Gerbaud‘u tercih ettik. Oldukça zengin pasta ve kahve menüsü var.  1858 yılında Henrik Kugler tarafından kurulmuş. Ahşap mobilyalar, mermerler, ışıl ışıl saray tasarımı büyük avizeler, geniş tavanlarıyla kahvemizi yudumlayıp,  atmosferini yaşamaktan pek hoşnut kaldık.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Akşam üzeri ufak bir keşif turundan sonra otelimize yerleştik. Biraz dinlenip akşam 20’de tekrar yola koyulduk. Metro ile 6 durak sonra merkeze ulaştık. Budapeşte’de toplu taşıma ile ulaşım oldukça rahat, Avrupa’nın en eski metro hatlarından birisi burada. Metronun yanı sıra tramvay ve otobüsler ile şehri gezmek de oldukça keyifli. Kendinizi hiç toplu taşımada hissetmiyorsunuz.

Kısa metro yolculuğundan sonra  Budapeşte merkezde sokaklar kazan biz kepçe yürümeye başladık. Tuna Nehri taşıp, şehir sular altında kaldıktan sonra hükümetin aldığı karar ile şehir neredeyse yeniden inşa edilmiş. Bu yüzden Budapeşte’de caddeler olağanüstü geniş.Hem trafiğe açık, hem de trafiğe kapalı yerlerde ferah bir şehir ile karşılaştık. Yürüdükçe, dolaştıkça içimiz açıldı.  Tuna Nehri 10 senede bir taştığı için şehrin Tuna’ya kıyı olan kısımları sanılanın aksine daha ucuz. Budapeşte’de sokakta ayak üstü atıştırmalıklar yapan standlar, dükkanlar çok moda. Hatta biz yemek festivali filan var diye düşünmüştük. Budapeşte’nin en hareketli caddesi Vaci Utca, bu cadde ve çevresinde yürüdüğümüzde Budapeşte’nin tam kalbinde olduğumuzu hissettik. Gezilmedik cadde sokak bırakmadık. Günde ortalama 12 km yürüdük. Rahat ayakkabılarımız ve kalın giyisilerimiz yanımızda olunca Budapeşte’yi gezmeye doyamadık.

img_9420
Vaci Utca

Budapeşte’ye gelip tarihi Estergon Kalesini görmemek olmazdı. Ertesi gün Estergon’u görmek için Buda tarafına geçtik. Yol boyunca ağaçlar içinde, huzur kokan bir çok yerleşim yeri var. Kaleye geçmeden önce köprüden karşıya geçtik. Köprü’nün bir tarafı Macaristan bir tarafı Slovakya. Slokya’ya geçmemizin sebebi bu kısımdan kale manzarası olağanüstü gözükmesiydi. Burada bir fotoğraf molası vermeden edemedik.  img_9470

Estergon Kalesi 2 defa Osmanlı tarafından kuşatılmış. 2. kuşatma sonrası kaleyi 78 yıl elimizde tutmuşuz. Kale Macaristan tarafından geri alındığında türkülere konu olmuş. Yeri gelmişken türküden ufak bir kesit sunmadan edemeyeceğim.

Estergon kalesi subaşı kaya
Kemirir gönlümü aşk denen bela
Üftadeni hoşgör gel etme cefa
Akma Tuna akma ben bir dertliyim
Yar peşinde koşan kara bahtlıyım…

Estergon bu yönüyle bizim için oldukça önemli bir yer.img_9520

Kalenin olduğu yerde tarihi Estergon Bazilikası var. Biz pazar günü gezdiğimiz için pazar ayinine denk geldik, ayin bitene kadar doğal olarak içeriye turist alınmıyor. Ayin sonrası kiliseyi detaylıca gezdik. Kilise org’u o kadar büyük ki çaldığında tüm duvarlar titrermiş. Ayrıca kanvas kumaş üzerine yapılan en büyük tek parça tablo da bu kilise duvarında asılı. İçerisi adeta bir sanat galerisi.

img_9546

Öğle yemeğinde Rönesans restoranta gittik. Konsept bir restorant zaman makinasına girip orta çağda bir yemekte gözümüzü açmışız hissine kapıldım.  Bu restorantda limit yok her şeyden sınırsız yiyebiliyorsunuz. Ancak servis başlamadan masaya bizim için bırakılmış önlüğü takıp taçı giymemiz gerekti yoksa servis başlamıyor. Şarap ve alkolsüz içecekler de sınırsız.  Özellikle Ceylan çorbasına bayıldım. Krema aromasıyla da birleşince enfes bir tat olmuş. Turşu da salata olarak ikram ediliyor. Sonrasında hindi budu ve dana biftek servis edildi. İçinde yumuşacık patates ile pişirilmiş. Et tam anlamıyla pamuk gibiydi ağızda dağılıyor. Son olarak tatlı ikram edildi. Böğürtlenli çikolata soslu kestane tatlısı oldukça hafif bir tatlıydı yanında çay ve kahve seçenekleriyle yemeğinizi sonlandırdık. kolaj

Konsepti bir kenara bırakırsak yemekler oldukça lezzetli. Askıda bir çok kostüm var. Bir tanesini giyip  kendimi baya prenses gibi hissettim:)img_9652

Yemekten sonraki durağımız sanatçılar köyü oldu. Bu köy çok şirin olmasının yanı sıra asıl uğrama sebebimiz alışveriş yapmaktı. Köyde Türklerin işlettiği bir dükkan bulduk. Önce bize demleme Türk çayı ikram ettiler. Sonra başladık alışverişe. Buradan alınabileceklere gelirsek meşhur acıbiberi paprika, tüplenmiş sarımsak sosu, deri ve kürklü kıyafetler, eşe dosta alınacak ufak tefek hediyeler… Macaristan bir şarap merkezi. Eğer şarap seviyorsanız bu köyden mutlaka damak tadınıza uygun bir iki şarap bulabileceksiniz. Kırmızı Edri Bikaver ve beyaz hafif tatlı Tokaji Aszu en meşur ve lezetlileri. Fiyatları 12 Eur civarında. Ayrıca Macaristan’a özgü Macar rakısı var bizdeki rakıdan çok farklı, mezeli olarak tüketilecek bir içki türü değil. Kış aylarında Macar rakısı içenin grip nedir bilmediği aldığımız gayri resmi bilgiler arasında.

Akşam Budapeşte’de yaşayan arkadaşım Oğulca’nın tavsiyesi üzerine Szimpla Kert‘e gittik. iyi ki de gittik çok eğlendik. Burası pub, gece klübü, eğlence mekanı ne ararsanız bulabileceğiniz kocaman bir hangar alkol kullanmasanızda mutlaka görmeniz gereken bir atmosferi var. Açık hava bölümü, şarap barı, diğer içki standları, dans edebileceğiniz gibi oturup müzik dinleyebileceğiniz bölümleri mevcut. Üstelik müzikleri  oldukça keyif verici.img_9729

Tuvalet kapısını özellikle göstermek istiyorum . Çünkü tam tasarım:) içeriden bazı kesitler sunacağım. Işık yetersiz olduğu için fotograflardan  pek verim alamadım,  ama bana güvenin, Burası harika bir yer.img_9722

img_9704

img_9709

Cadılar bayramına denk geldiğimiz için sokaklar cıvıl cıvıldı. Bu da Budapeşte’nin süper kahramanı; Batmanimg_9700

Budapeşte’de fiyatlar: Budapeşte daha önceden de bahsetmiş olduğum gibi avrupa şehirlerine göre gayet uygun fiyatlı örnek vericek olursam; toplu taşıma ulaşımı için tek bilet fiyatı 3,5 TL civarıydı.Biniş sayınıza göre farklı bilet alma seçenekleri mevcut. Biz hep tek bilet almayı tercih ettiğimiz için diğerleri malesef aklımda kalmadı. Yarım saat içinde bindiğiniz diğer toplu taşıma aracı için aynı bileti kullanabiliyorsunuz. Oturduğumuz bir pub’da  İki bira bir büyük boy patates için yaptığımız ödeme 1550 forintti buda yaklaşık 5 Eur’a tekabül ediyor. Yukarda bahsetmiş olduğum Cafe Gerbaud Budapeşte’nin nispeten pahallı mekanlarından bir tanesiydi, orada bir kahve fiyatı yaklaşık olarak 5 Eur civarında. Alışveriş yaptığımız sanatçılar köyünde ise bahsetmiş olduğum alkollerin şişe fiyatı 10- 15 Eur arasında değişiklik gösteriyor. Budapeşte’de günlük olarak öğle ve akşam yemeklerini içecekleri ile birlikte hesaba katacak olursak 20 Eur yeterli olacaktır.

Budapeşte için özel tavsiyeler:

Mevsimine göre değişir ama sonbahar ve kışsa mutlaka çok kalın giyisiler götürün. Budapeşte’de fiyatlar diğer Avrupa şehirlerine göre oldukça uygun. Yeme içme için de bir çok alternatif mevcut. Metro ile ulaşım 11.30 da son buluyor.  O yüzden merkezdeki otelleri tercih etmenizde fayda var. Şehrin her yerine ulaşım çok kolay, bambaşka sokaklarda kaybolup metro ve tramvay kullanarak tekrar merkeze dönmeyi başardık. Tavsiyelerim arasında korkusuzca kaybolmak var. Çünkü kaybolmak hiç bu kadar zevkli olmamıştı…En önemli tavsiyem ise; fırsat bulursanız Budapeşte’ye mutlaka gidin ve doyasıya gezin. Pişman olamayacaksınız.

Budapeşte hakkında eklemek istediğiniz, burasıda görülmeli dediğiniz  yerler varsa yorumlarınızı heyecanla bekliyorum.

Kanatlarınızın sizi keyifle uçurması dileğiyle.

sevgiler.

simurg.

Reklamlar

2 Comments

  1. Gerçekten tam bir seyahat yazısı olmuş , gayet güzel bir anlatım diliyle yazılan ilgi çekici bir yazı. Sadece fiyatlar konusuna biraz daha değinseydiniz daha iyi olurdu sanki. En azından ortalama yiyecek ve içecek fiyatlarını ekliyebilirdiniz. Ama genede elinize sağlık , seyahatlerinizin ve yazılarınızın devamını dilerim 🙂

    Beğen

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim beğenmeniz benim için önemli. Önerilerinize bir daha ki yazımda mutlaka kulak vereceğim. Budapeşte yazısı ile ilgili olarak yarın fiyat detaylarının yer aldığı bir paragraf ekleyeceğim.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s