En Derin Korkularımız

image.jpeg
Benim gördüğüm

Bir restoranda otururken çığlık atıp ayaklarını toplayan birini gördünüz mü?

Ya da kafede kahvesini yudumlarken telaşla oturduğu sandalyeden fırlayıp masanın üstüne çıkan birini?

Bu ana tanıklık ettiyseniz mutlaka şaşırdınız . “Ne ola ki bu kadar korkutan” diye irkildiniz.

Sonra bir baktınız tatlı mı tatlı bir kedi var masanın altında. Muhtemel tepkiniz de şu oldu kedi ‘’napıcak ki sana? ‘’, ‘’ay bir şey yapmaz korkmayın’’ gibi telkinlerde bulundunuz, ama ne çare dinlemedi sizi değil mi ?

Masada gözlerini kapatmalar, ayaklarını diğer sandalyeye uzatmalar, efendim daha neler neler .

Bütün huzuru kaçmış ve sizinkini de kaçırmaya yeltenmiş birisi var ve evinde belki de kedi besleyen, kedisi ile uyuyan siz buna asla anlam veremediniz.

Şimdi… Kedi korkusunu dibine kadar yaşayan bu kardeşinizle biraz empati yapmanızı sağlayabilirsem ne mutlu bana.

Yılandan korkar mısınız? Ya da

Kaplan görseniz sokakta ya da timsah çıksa havuzdan ?

Muhtemelen korkarsınız diye düşünüyorum.

“Abartma canım, kedi nere timsah nere” dediğinizi duyar gibiyim .

Ben 5 yaşındayken bir ara fazlaca belgesel izlerdim. Belgesellerle ilgili hatırladığım en önemli husus şuydu: kaplan belgeseli izlerken kedilerin kaplan yavrusu olduğuna inandım. Bunu kimseye sorma gereği bile duymadım. Emindim çünkü. Bu kadar benzerlik başka türlü olamazdı, bu iki tür benim için aynıydı. O yıllarda kara kara kedilerin büyüdüğünde bize saldıracağını , acıkınca bizi yiyeceğini , sokaklarda artık yürüyemeyeceğimizi düşünüp durdum bir kaç yıl boyunca. Sanırım bunu düşünürken bütün kedilerin aynı anda doğabilmesi ihtimalini ve annelerinin nerede olduğuyla ilgili pek akıl yormamış olacağım ki o yıllardan beridir kedi fobiğim .

Bu korkuyu yenmeyi o kadar çok istiyorum ki ancak cesaretim yok. ‘’Beynine Format At’’ diye bir kitap var yazarı Cem Muslu. Baya bir zamandır kütüphanemde olan bu kitap çocukluk tramvaları, fobiler, peşimizi bırakmayan olumsuz anıları yenmek için etkili bir yöntem kullanıyor. Bir bölümünde de kedi fobisinin nasıl yenileceğini anlatıyor kendine has bir metodla ama kitabı okumaya bile cesaret edemiyorum yıllardır başlayıp bırakıyorum. Bir gün mutlaka okuyacağım.

Evinde kedi besleyen arkadaşlarım yıllardır ben evlerine gittiğimde kedilerini balkona yada boş bir odaya kapatıyorlar. Yan yana dahi gelemiyorum kucaklarında duruken bile çığlık atıp “ay kaçacak korkusu ile yerimde duramıyorum. İnanın hayat çok zor benim için . Deniz kenarında güzel bir balıkçıda yemek yemek isteriz hepimiz; ama ben isteyemiyorum çünkü biliyorum kendimle beraber bir sürü insanı huzursuz edeceğim. Yediğim yemekten hiç tat almayacağım. Bunu biliyorum ve genellikle böyle yerlere içim gitse de tercih edemiyorum.

Bir kere Ordu’da arkadaşım T ‘nin köy evine gittim. İlk defa köy göreceğim için çok heyecanlı ve mutluydum, böyle huzurlu bir yer olamaz. Bir taraf fındık bahçesi bir taraf da envai çeşit sebzeler ekilmiş, arkadaşım ve babannesi inekleri otlatmaya çıkardılar. Ortada bir salıncak var orada sallanmaya başladım. Ayağıma o sırada upuzun bir ip takılmış ama farkında değilim uzaktan evin kedisi bana doğru koşmaya başladı. Bu olayı size iki farklı şekilde anlatacağım.

Benim gördüğüm; uzaktan ağzı sulanan bir kaplan bana doğru koşuyor. Tabi ki hemen kalktım ben önde kaplan arkamda bahçede dört dönüyoruz can havli ile hızlandıkça hızlanıyorum.

Aslında olan; kedicik ayağıma dolanan ipi fark ediyor ve oyun oynamak için ipi yakalamaya çalışıyor. Tabloda anlamsız olan ise benim kediden çığlık atarak etraftan yardım isteyerek kaçıyor olmam.

Ufak bir anı daha 2 yıl önce çok yakın arkadaşlarımdan biri beni erkek arkadaşı ile tanıştırmak istedi. Birlikte gittiğimiz kafede ilk defa tanıştığım 5 kişi ile oturmaya başladık. Muhabbet keyifle ilerlerken garson bey yan masada elektrikli sobanın altında uyumuş masum kediye dokunup onu uyandırdı yattığı koltuktan sıçrayan kedicik benim sandalyemin altına gelip durdu ben çığlığı basıp ayaklarımı topladım gözlerimi kapattım. Gittimi diye seslendim masadakiler şaka mı yapıyor demeye başladı. En sonun benim Can’ım arkadaşım rahatlamam için gitti dedi bende sandalyemin altına doğru bakarken kuyruğunu gördüm gitmiş olduğunu düşündüğüm için daha da korktum baktım gideceği yok ben kalkıp masaya çıktım ordan diğer masaya ordan diğer masaya derken kendimi en köşeye attım. Kedide benim çığlıklarımdan korkmuş olacak ki uzun süre kıpırdaman bekledi o sırada masada bulunan iki kız lavaboya gitti bende ellerimi yıkamak için lavaboya uğradım içeri girdiğimde şunu konuşuyorlardı “aferin ya iyi numaraymış kediden korkma bahanesi ile dikkat çekmek” filan bildiğin bana kin dolmuşlar yahu korkuyorum ve küçücük kediden bunun dikkat çekmesi rezalet içeriyor zaten!

Velasılı kediden korkmadığınız için okadar şanslısınız ki lütfen açık bir restoran bahçesinde huzurla yemek yiyebildiğiniz için şükredin .

image
ASlında olan
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s